Hüseyin SORKUN

Cahil meclisinde satma güheri
Ne bilsin kadrini beyni serseri
Bir münasip söz bul kapat defteri
Mukayyet ol lisanına iyce bak

Azıcık söylersen olursun rahat
Boş durma kalbinden getir salavat
Ki sende var ise din ü diyanet
İstikamet erkanına iyce bak

Kimisi söylerken vurur kafana
Ne kisbine fayda ne de sefana
Durma savuş sarılmadan yakana
Yüze güler düşmanına iyce bak

Kimi gıybet söyler kimisi yalan
Demez ki imanım oluyor talan
Hiç bulunmaz kendi aybını bilen
Sen adam ol noksanına iyce bak

Kimi bir iftira çıkarır yoktan
Ne nastan utanır ne korkar Hak’tan
Kimisi kendini düşürür tahttan
Açık gezen şeytanına iyce bak

Kimi zarafetle işin bitirir
Kimi ferasetle dinin yitirir
Kimi yıkar ocağını batırır
Emmi dayı gümanına iyce bak

Kimsenin aybına sen olma nazır
Cümlenin Halik’ı her yerde hazır
Belki meclisinde bulunur hızır
Kalp gözüyle dört yanına iyce bak
Eğer bir kimse ki seni döverse
Sükut eyle sakalına söverse
Baktın ayağına bir taş değerse
Sabreyleyip isyanına iyce bak

Etme bir kimseye sakın intizar
Hakkını hak eder ol perverdigar
Eğer bir kimseyle edersen Pazar
Arşınına mizanına iyce bak

Edepli ol edebini takın ha
Cahil meclisine olma yakın ha
Zamanenin nisasından sakın ha
Kan akıtır bühtanına iyce bak

Kurtarayım dersen eğer serisi
Beş vakit namaza sarf et varına
Kardeşine bile deme sırrını
Kastederler öz canına iyce bak

İpeğini kara kıla katarlar
Güheri az parayla satarlar
Sonra seni pamuk gibi atarlar
Ey Ruhsati zamanına iyce bak
---------------------------
Salla seyip bir söz atar meydana
Kendini bir adam sanır devamsız
Yari tay olamaz sarı samana
Dinliyenler hayran sanır devamsız

Ben arifim diye posta kurulur
Devamsız devamsız söyler yorulur
Her sözünde damdan hezan kırılır
Kendi kendin irfan bilir devamsız

Ne Frenge benzer ne de Nemse’ye
Nalsız atın sürer daim keseğe
Vırıl vırıl söz düşürmez kimseye
Bütün bende meydan sanır devamsız

Nur bulunmaz sakalında saçında
Yedi sekiz yamalık var kıçında
Bütün yalan essahı yok içinde
Doğru sözü güman sarur devamsız

Suya varır pınar ile konuşur
Ağla varır danası ile konuşur
Eve varır duvar ile konuşur
Boncuğunu mercan sanır devamsız

İHTİYARLIK
Artık iş kalmadı yarenler bizde
Tökezliyor olduk yazıda düzde
Şairdik, hatiptik, yazardık sözde.

Ekmeği yemeğe ağızda diş yok.
Dedik ya efendim bizlerde iş yok.

Sağ yanım titriyor, sol yanım tutmaz
Nabzım tekler durur, muntazam atmaz
Ayağım bir türlü ileri gitmez

Ağzım her an kuru, gözümde yaş yok
Artık bundan böyle bizlerde iş yok.

Bir secdeye varsam başım dolanır
Ne yesem ne içsem midem bulanır
Bütün dertler birbirine ulanır

Yuvamızda bomboş uçacak kuş yok
Hayra yorulacak hayal, düş yok

Yakını uzağı seçemez oldum
Bir ufak hendeği geçemez oldum
Bir bardak soğuk su içemez oldum

Tatlılarda bile lezzet yok tat yok
Benim bu halime takacak ad yok

İki adım atsam durmaz düşerim
Eski hallerime şimdi şaşarım
Allah'ım ben böyle nasıl yaşarım

Kendimi kollayacak gövdede baş yok
Bağrıma basacak evlat yok eş yok

Yaşıtlarım birer birer ölüyor
Yeşil yaprak kara toprak oluyor
Azrail de baş ucumda soluyor

Üstüme dikmeye ağaç yok taş yok
Arkamdan vermeye, yemek yok aş yok

Osman Yüksel Serdengeçti
Allah Rahmet Eylesin
----

Sefadan vazgeçer, vefa seçerdi;
İnsan düşünseydi Hakka visali..
Ömür, bin yıl bil olsa geçerdi;
Kor üstünde kar tanesi misali...

Diyor ki; Tanrı, Allah demektir;
Oysa.. Tanrılar çok, Allah'sa tektir.
Bugün 'Tanrı' diyen, Yarın kabirde,
Rabbi sorulunca ne diyecektir?..

Hem İslam dinine 'çağdışı' dersin
Hemde cenazende, imam istersen.
Dünyada hidayet vermezse Mevla;
İmam sana teneşirde ne versin?..

NOT:
"Ne mülkler gördüm ne mallar,
Yükleri mezarda bıraktı hamallar."
*************************

Bir köşeye çekilip rehavet yaşarken,
Abidin cehdini külfet mi sandın.
Gaflet içinde kıyam dururken,
Yapılan secdeyi ibadet mi sandın.

Bir dikenden ah edip işten kaçarken,
İhya-yı dinde zahmeti hiffet mi sandın.
Gizliden gizliye günah işlerken,
Çirkin amelini iffet mi sandın.

Bu mukayyed ömrü heba ederken,
Gayeni zevke rağbet mi sandın.
Bela ü musibeti tir tir seyrederkeni,
Cehennem'i görmeden ibret mi sandın.

Gayrimeşru yolda keyif sürerken,
İçindeki sevki muhabbet mi sandın.
Terbiye-i nefsi itmam etmeden,
Yalancı cenneti necat mı sandın.

Ayan bi ayba tahammül etmezken,
Yapılan tekdiri hakaret mi sandın.
Mahşerde cümleye sahneler açılırken,
Dünyadaki rüsyayı hacalet mi sandın.

Genç yaşlı tanımadan serkeş gezerken,
Azıcık dikkati hürmet mi sandın.
Naimler, firdevsler ötede beklerken,
Taptığın para pulu servet mi sandın.

Burnu havada olup kibir taşlarken,
Kendindeki endamı heybet mi sandın.
Herkes gibi ahirde toprak olurken,
Üç günlük mekanı ebed mi sandın.

Faydasız ilimle alkış toplarken,
Yapılan medhi izzet mi sandın.
İlmiyle amil, mütevazı olurken,
Gördüğün hali zillet mi sandın.

Katedilen mesafe niyeti başkayken,
Gidilen seferi hicret mi sandın.
Ben ben diyerek emek harcarken,
Neticesiz efali hizmet mi sandın.

Yaşamadıklarını sayıp dökerken,
Tesirsiz çağrını davet mi sandın.
Çığır açıp kapatmak varken,
Üç dört aldanmışı icabet mi sandın.

13.05.2011
Cuma


Toprak süte özenir, taş kavuna özenir
Mısır'ın şerefsizi firavuna özenir
Özenmek adettendir, yoldan çıkma
Derenin kızıl taşı, beyaz una özenir.

ÜLKÜ TARİFİ-KEBAP TARİFİ DEĞİLDİR

Yüreklerde kök bağlayıp yaşayan
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim
Ezelden ebede müjde taşıyan
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim

Yeside ki kutsal aşkın mayası
Malazgirtte alparslanın rüyası
Söyütteki has kilimin boyası
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim

Yunus'layın et kemiğe bürünen
Selim ruhta yavuz serdar görünen
Şems misali cümle kiden arınan
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim

Bedenlerde kok kör olur yüreğim
Depreştikçe yakın eyler ırağı
İman kalesiden bayrak direği
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim

Riya duygusuyla dolup taşmamış
İlimden irfandan uzaklaşmamış
Benlik çamuruna ayak basmamş
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim

Her kapıda bir hesaba girmeyen
İnançından zerre taviz vermeyen
Dost allına leke sürmeyen
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim

Mazlumun yoldaşı zalimin hasmı
Kendine put yapmaz heykeli resmi
Haktır adalettir rahmettir ismi
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim

Bedirden bizans'a akıp gelen o
Küfür setlerini yıkıp gelen o
İlahi kaynaktan çıkıp gelen o
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim

Sinanda estetik itriden ahenk
Sebillerde hayat kubbelerde renk
Mevlanadan ilim barbarosta cenk
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim

Ülkü demek makam değil taç değil
Ülkü demek totem sembol haç değil
Kul icadı kof ilkeler hiç değil
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim

Taze filiz vermiş edepaliy'le
Çiçeklenmiş hacı bayram veliy'le
Ulubatlı hasan dahi eliy'le
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim

Şehitlerin kanlarıyla ıslanan
Destan olup maverandan seslenen
Atıflarla said'lerle beslenen
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim

Ne yazdımsa inanç ahlak örf ile
Postaladım gönül delen zarf ile
Anlatılmaz 29 harf ile
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim
Abdurrahim Karakoç abimizin ellerinden öpüyorum

Hüseyin Sorkun 05-12-2010



Allahtan ümit et ümitsiz olma,
Leylasız mecnun olup çöllerde kalma.
Garibin halini ifşa eyleme,
Ümit dünyasından ümitsiz olma.

Felek ters cevirir yıksa bendini,
Harab edip sakın üzme kendini.
Kimseler duymasın sesini,
Gurbet ellerinden ümitsiz olma.

Sermayem elimle gözüm benim,
Her gün dertle şikayetle yansada tenim.
Kör eyledim söyle nasıl göreyim,
Gülmeyi unuttum gözlerden ümitsiz olma.

Garibin derdiyle yazsam okusam,
Felek kör eylemiş ne ile baksam.
Mevlam ruhsat verse ah görebilem,
Feleğin kahrından acep eylesem.

Bülbüllerin aşkı fidanmı oldu,
Ayrılık ateşini yakanmı oldu.
Dertleri candan sunanmı oldu,
Dermansız dertlerden acep ne eylesin.

Gine bir seneyi arkaya koyduk,
Sıla hasretiyle selama doyduk.
Mektup yazmak için gözlerde umut yok,
Görmeyen gözlerden acep ne eylesin.

Secdeler güdük kazançlar haram,
Hekim bulamadım bu derdi soran.
Sılada ağlıyor gariban anam,
Hangi dertlerime yanayım felek.

Ne hacısı belli nede hocası,
Bunların yaptıgı sırf yüz karası.
Oğlu kızları el maskarası,
Hangi birine yanayım felek.

Yaradandan hakikat yol,
Kulluğunu unutmuş kul.
Değiştirmiş onları para ile pul,
Dost diye diye kimlere varayım felek

Allahın rızası herşeyden üstün,
Bre felek çok üstüme düştün.
Bunca yıldır bana ne idi kastın,
Hatalar bendemi acaba felek.

Eledin eledin ince eledin,
Aman felek beni ne hale eyledin.
Gurbet elde ömrüm heder eyledim,
Hatalar bendemi acaba felek.

Ümitli dünyaya ümitle geldik,
Gurbetin çilesini beraber çektik.
Gençlik elden gitti biz geri kaldık,
Hatalar bendemi acaba felek.

Derdim sıra sıra derman bulunmaz,
Ne garip başım var hali bilinmez.
Gurbetin acısı kalpten silinmez,
Sılanın hasreti gönlümden gitmez.

Dağıldı gurbete bi ekmek için,
Bunca çektiğimiz acaba ne için.
Gelen ölülere bol kefen biçin,
Kabirleri sakin bi yerde seçin.

Kabirlerin yeri çok sakin olsun,
Orada makine çarklarının sesi gelmesin.
Gurbete ölen merasimin ne eylesin,
2 İhlas 1 Fatiha Okunsun.

Şu asil milletin nesli dağıldı,
Avrupaya uyuldu nesil bozuldu.
Bataklık içinde yavru boğuldu,
Yıkıldı yuvalar ocak dağıldı.

Derde derman olamadık bunca yıl,
Gurbette solarken onca güller.
Bizde ne ruh kaldı ne akıl,
Matara büründü sustu bülbüller.

Daracık odada ömür geçermi,
Gelipte halimi soranlar olmaz.
Sılaya varmadan hasret bitermi,
Gönül bu evlerde mutluluk olmaz.
1983 Almanya  



Ey fani Alem

Kimini yol üstünde bıraktın gittin,
Kimini kerem gibi aslıya yandı.
Kimi benim gibi gurbet ellerde,
Kimi senin gibi bahtiyar oldu.

Kiminin leylası yanında gezer,
Kimi benim gibi hasretle yanar.
Kimi ferhat gibi dağları deler,
Kimi aşık garip gibi murada erer.

Kiminin sinesinde türlü yaralar,
Kiminin bülbülü goncada ağlar.
Kimi bahar seli çağlar,
Kimi benim sinesin dağlar.

Kimisine mal verdin azdırdın,
Kimini gurbet elde gezdirdin.
Kimini vatanından ayırdın,
Kimi benim gibi gurbet ellerde.

Kimi kula kula hakkı unutur,
Kimi yılan olmuş yerde sürünür.
Kimi ebabürre olmuş kanda dolaşır,
Kiminin bülbülü şeydada ötüşür.

               - o -


Kiminin dünya nimetleri beden döndürür,
Gönül gözlerine perde indirir.
Yüreğinden ne fenerler söndürür,
Birer birer yakıp sana döndürür.

Kimi uykulara derince dalmış,
Kimisi kararsız ortada kalmış.
Kimisi seni arar kimide bulmuş,
Bulanlardan oldu sana yöneldi.

Kim ne yaralar gördü ilaç kar etmez,
Kimi ne hastalar gördü ilaç kar etmez.
Yinede sabreder isyana gelmez,
Kimi hayran hayran bakıp sana yöneldir.

Aylar geçer mevsim döner yıl döner,
Dünya döner mevsim döner yol döner.
Bir gün olur tövbe eder kul döner,
Döndüm döne döne sana yönelir.

Yıllar geçer ömür geçer aheste,
İstemem gözüm yok altın kafeste.
Bana bi servet ver son nefeste,
İman diye diye sana yöneldim.

<<<<<<<
 

Mazbutlar kovuldu ve kaypaklar ön sırada,
Mertler mahkûm edildi Alçaklar ön sırada,
Nerelere gittiniz kara donlu kartallar?
Sizler gitti gideli çaylaklar ön sırada.

Hayır diye diye şerre koşulmaz
Ülkücüysek şayet evet diyoruz.
Küfür ile bühtan ile coşulmaz.
Ülkücüysek şayet EVET diyoruz.
 
Ülkücüler ülküsünü bilmeli.
Gözlerdeki perdeleri silmeli.
Bu gafleti dilim dilim dilmeli.
Ülkücüysek şayet EVET diyoruz.

Neler çektirdiler bizlere neler,
Vicdandan nasipsiz o kefereler,
Sizin bu tavrınız yürekler deler,
Ülkücüysek Şayet EVET diyoruz.

Bu öfke bu tafra bu inat niçin.
Seferber olundu çeteler için.
Görünmesi gerek yüzlerce suçun,
Ülkücüysek şayet EVET diyoruz.

CHP'yle BDP'yle kol kola
Hayır hayır diye düştüler yola
Payanda olmayın teröre-sola
Ülkücüysek şayet EVET diyoruz.

Kılavuz olamaz bize perinçek
Heyhat sizi bu acı gerçek
Bize gelmez bize uymaz bu ölçek.
Ülkücüysek Şayet EVET diyoruz.

Hedeflerimiz bir yarsav-disk ile
Yoldaşınız oldu PKK bile
Yeter artık ülküm düşmesin dile
Ülkücüysek şayet EVET diyoruz.

Ergenekoncular oldu baş tacı
ne kadar yakıcı ne kadar acı
şehitler olur sizlerden davacı .
Ülkücüysek şahet evet diyoruz.

11 kişi hükmediyor millete
Nasıl kullandılırt böle zillete
Neşter için darbe denen illete
Ülkücüysek şayet EVET diyoruz.

HSYK ali kıran baş kesen
Zulüm rüzgarıdır mazluma esen
Sorulur hesabı evet der isen
ülkücüysek şayet evet diyoruz.

Ordundan sırtına irtica sarıp
Sorgusuz sualsiz atılır garip
Acı gerçekleri ortaya serip
Ülkücüysek şayet EVET diyoruz.

İşçi memur kelepçeden kurtulsun
Özürlünün ızdırabı son bulsun
Hak dağıtan mekanizma kurulsun
Ülkücüysek şayet EVET diyoruz.

Yediden yetmişe fişlendik yeter
Kara defterlere işlendik yeter
Yargının ağzından dişlendik yeter
ülkücüysek şayet EVET diyoruz.

Hep birlikte şu kapıyı açalım
Yurdumuza huzur sevgi saçalım
Büyük Türkiye ye doğru uçalım
Ülkücüysek şayet EVET diyoruz.
 
                                     Hüseyin SORKUN



Ahmak nasihati asla dinlemez,
Peynir gemisi hiç lafla yürümez,
Kuru ağaç serttir kolay bükülmez,
Eğilir ağaçlar yaşken demişler.

Kişi bu dünyaya birkere gelir,
İnsan isen olma nefsine esir,
Nefsini kendine kul et,ol emir,
Çalma kapısını,elin demişler

Acele gidenler,ecele gider,
Kızını dövmeyen,dizini döver,
Ele değil,eden kendine eder,
Belasını bulur,azan demişler.

Yükseklerle değil denginle yarış,
Avare avare durma çok çalış,
Bilsen de her işi,bilene danış,
Akıl Akıldan da üstün demişler.

Tutmaz olur tutan o nazik eller,
Sonra çürür gider söyleyen diller,
Sevip kazandığın emsalsiz mallar,
Varislere kalır bir gün demişler.

Korkunun ecele faydası yoktur,
Deveyi hendekten atlatmak zordur,
Güzelin hayatta çilesi yoktur,
Kız alırsan asil olsun demişler.

Bir mal çok ucuzsa vardır illeti,
Pahalıysa eğer vardır hikmeti,
Herşeyin yenisi dostun eskisi,
Bin dost az,bir düşman çoktur demişler.

Bir baba on oğlu beslermiş derler,
Baba için onlar kavga ederler,
Sütten ağzı yanan,yoğurdu üfler,
Damlayarak su göl olur demişler.

Nasihati tutan insan olmaz mı,
Eşek eşektir sim olsa palanı,
Yarım hekim candan eder insanı,
Yarım hoca dinden eder demişler.

Az veren candandır,çok veren maldan,
Ahrete hazırlan,geçiyor zaman,
Gündüzün lambayı boşa yakarsın,
Gece vakti gazın biter demişler.

Başladığın işi meydana getir demişler,
Tembel olma sakin işi tez bitir,
Vakti boş geçirme vakit nakittir,
Sağlık varlıktan da hoştur demişler.

Bekar gözü ile avrat alınmaz,
Yaya gözü ilede at alınmaz,
Barut ile ateş bir yerde durmaz,
Ocak yanar ise tüter demişler.

Çıkmayan bir canda ümit kesilmez,
Kuru Olan ağaç,kolay bükülmez,
Erbabına danış,deme bu bilmez,
Hem boynuz kulağı geçer demişler.

Ömre baş ağrısı bahane olur,
Azcık sadaka çok bela götürür,
Hırsla kalkan zarar eder oturur,
Hamama girenler terler demişler.

Sana senden olur her ne olursa,
Başın rahat durur dilin durursa,
Dünyada altından ağacın olsa,
Gözünü doyurur toprak demişler.

Öğüt isteyenin burda kulağı,
Hazır oka göre gererler yayı,
Cinsine bakarak beslerler tayı,
Kıssadan hissedir maksat demişler

        - - - O - - -

Fakirlik atesten gömlek yakmadan giydik.
Haramı bilmem helaldan yedik.
Ta kalu beladan hep böle geldik
Fakirden atsten gömlek Yakmadan giydik.

GÜÇ VER ALLAHIM 
Sarsılmaz imanım yıkılmaz bir sur,
İmanım amenna nefsimde kusur, 
Nefsimi azab et yerden yere vur 
Zavallı aklıma güç ver ALLAHIM
 
Sana yakın olmak bütün dileğim,
Senin aşkın ile yanar yüreğim 
Ne olur hınç verde öyle öleyim 
Küffardan alacak öc ver ALLAHIM. 

Kalbimde hilal var sokamazlar haç 
Hilaldir başıma eylediğim taç 
İslama hizmetse hilalden amaç 
Burcumda hilali üç ver ALLAHIM... 

                                                      ist/1990

Kiminin dünya nimetleri başın döndürür,
Gönül gözlerine perde indirir,
Yüreğinde ne fenerler söndürür 
Birer birer yakıp sana döndürür.

Kimi uykulara derince dalmış,
Kimiside kararsız ortada kalmış, 
Kimi seni arar kimide bulmuş, 
Bulanlardan oldu sana yöneldi.

Kimi ne yaralar gördü ilaç kar etmez,
Kimi ne hastalar gördü ilaç kar etmez 
Yinede sabreder isyana gelmez 
Kimi hayran hayran bakıp sana yöneldi

Aylar geçer mevsim döner yıl döner 
Dünya döner mevsim döner yol döner 
Bir gün olur tövbe eder kul döner 
Döndüm döne döne sana yönelir 

Yıllar geçer ömür geçer aheste 
İstemem gözüm yok altın kafeste 
Bana bir servet ver son nefeste 
İman diye diye sana yöneldim.. 
                                             ...ist/1990...

DÖRT ŞEY OLMADAN,DÖRT ŞEY İDDİA EDEN YALANCIDIR.
1) Allahın Haram Kıldığı Şeylerden Sakınmadan Allahı Sevdiğini İddia Eden. 
2) Fakirleri Ve Yoksulları Aşağı Görerek Resullah Efendimizi Sevdiğini İddia Eden. 
3) Elinden Geldiği Halde Fakire Sadaka Vermeyerek Cenneti Sevdiğini İddia Eden.
4) Günahlarda Sakınmadığı Halde Cehennem Ateşinden Korktuğunu İddia Eden Yalan Söylemiştir
..


BEŞ TÜRLÜ KALP VARDIR
1:Kalp Vardır Ölüdür,
2:Kalp Vardır Hastadır,
3:Kalp Vardır Gafildir ,
4:Kalp Vardır Mühürlüdür,
5:Kalp Vardır Sapa Sağlamdır.

Kafirin Kalbi Ölüdür.
Günahkarın Kalbi Hastadır.
Nasipsiz Kimsenin Kalbi Gafildir. 
Kalbimizde Perde Var Diyerek Fena İş Yapanın Kalbi De Mühürlüdür.
Alah'tan Korkup Daima İbadette Bulunan Kimsenin Kalbi De Sapasağlamdır.

İbadetlerde Lezzet Alamamanın Biride Haram Ve Şüpheli Yemeklerdir, Eğer Yenilen Lokma Şüpheliyse Ondan Hırs, Şehvet, Haset, Adavet, Düşmanlık Ve Riya Doğar. Büyüklerimiz Buyurdular ki: Kim Şüpheli Bir Şey Yerse Allaha Giden Yolu Doğru Olarak Bulamaz, Kim Haram Yerse Kendisine O Yol Kapanır, Kim Yemede İsraf Ederse Kalbi Kararır, Kim Allahtan Gafil Olarak Yerse Kalbine Kasvet Gelir O Zaman Ömrü Boyunca Yaptıkları Boşa Gider ( Kaynak Evliyalar Ansiklopedisi )

 

 

Lütfunu dilerim. Yüce Penahım Baştan ayağa kadar dolu günahım affınla nazar kıl bari ilahım.Yalvarır ağlarım hu deyüdeyü. Nere gidem ben bu dertli baş ile dövmek gerek beni katı taşı ile seherde dökülür kanlı yaş ile ağlarım günahıma hu deyüdeyü. Hazan oldu baharın rengi hakkı sevenlerin bulunmaz dengi nefs ile eylerim ker bela cengi yanıyor ciğerim hu deyüdeyü. Nefse uydum bindim gaflet atına Dönmedim yönümü asla batına İletirler bir gün hakkın katına o günahkar kulun bu deyüdeyü mecnun oldum cemalini görünce kaybettim aklımı yerli yerince Yarın hakkın huzuruna varınca Ben sefil kulunu hu deyüdeyü

1-İman Küfrü yok eder. 
2-Namaz günahları siler. 
3-İlim cehaleti yok eder. 
4-Zİkir gafletten kurtarır. 
5-İkram düşmanı dost eder. 
6-İhlas riyayı siler. 
7-Davet hidayet rüzgarları estirir.

1-Nefsin ateşi söndükten sonra gönül bahçesine ne ekersen biter.
2-Adamın biri Lokman Hekime acayip acayip bakar. Lokman Hekim ona:Ne o arkadaş boyayımı beğenmedin yoksa boyacıyımı çünkü Lokman Hekim Siyahtı. 
3-Kapıcı bana senin uykuda olduğunu haber verdi. Halbuki sen uynık olduğun zamanda uyuyorsun... Herkeze Selamlar


Toprak süte özenir, taş kavuna özenir
Mısır'ın şerefsizi firavuna özenir
Özenmek adettendir, yoldan çıkma
Derenin kızıl taşı, beyaz una özenir.

ÜLKÜ TARİFİ-KEBAP TARİFİ DEĞİLDİR

Yüreklerde kök bağlayıp yaşayan
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim
Ezelden ebede müjde taşıyan
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim

Yeside ki kutsal aşkın mayası
Malazgirtte alparslanın rüyası
Söyütteki has kilimin boyası
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim

Yunus'layın et kemiğe bürünen
Selim ruhta yavuz serdar görünen
Şems misali cümle kiden arınan
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim

Bedenlerde kok kör olur yüreğim
Depreştikçe yakın eyler ırağı
İman kalesiden bayrak direği
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim

Riya duygusuyla dolup taşmamış
İlimden irfandan uzaklaşmamış
Benlik çamuruna ayak basmamş
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim

Her kapıda bir hesaba girmeyen
İnançından zerre taviz vermeyen
Dost allına leke sürmeyen
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim

Mazlumun yoldaşı zalimin hasmı
Kendine put yapmaz heykeli resmi
Haktır adalettir rahmettir ismi
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim

Bedirden bizans'a akıp gelen o
Küfür setlerini yıkıp gelen o
İlahi kaynaktan çıkıp gelen o
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim

Sinanda estetik itriden ahenk
Sebillerde hayat kubbelerde renk
Mevlanadan ilim barbarosta cenk
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim

Ülkü demek makam değil taç değil
Ülkü demek totem sembol haç değil
Kul icadı kof ilkeler hiç değil
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim

Taze filiz vermiş edepaliy'le
Çiçeklenmiş hacı bayram veliy'le
Ulubatlı hasan dahi eliy'le
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim

Şehitlerin kanlarıyla ıslanan
Destan olup maverandan seslenen
Atıflarla said'lerle beslenen
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim

Ne yazdımsa inanç ahlak örf ile
Postaladım gönül delen zarf ile
Anlatılmaz 29 harf ile
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim
Abdurrahim Karakoç abimizin ellerinden öpüyorum
Hüseyin Sorkun 05-12-2010



                                                    Önceki Sayfa

 

Eskihamal Köyü
 

Köyümüz buyuklerinden Mustafa KORKMAZ vefat etmiştir.kendisine Allah'tan rahmet yakınlarına başsağlığı diliyoruz(21.02.2015)

Köyümüz buyuklerinden Ömer KORKMAZ vefat etmiştir.kendisine Allah'tan rahmet yakınlarına başsağlığı diliyoruz(25.08.2014)

-Köyümüz buyuklerinden H.Bayram TOKLU vefat etmiştir.kendisine Allah'tan rahmet yakınlarına başsağlığı diliyoruz(17.06.2014)

-Merhum Şamil KOÇ oğlu Yunus KOÇ vefat etmiştir. Kendisine Allah'tan Rahmet yakınları seven ve dostlarına başsağlığı dileriz (20.06.2014)

-Köyümüz büyüklerinden Osman KORKMAZ vefat etmiştir. kendisine Allah'tan rahmet, tüm dost ve akrabalarına başsağlığı diliyoruz.(12.02.2014)

-Yeni resimler eklenmiştir

-Köyümüz büyüklerinden Ali AZGIN vefat etmiştir. kendisine Allah'tan rahmet, tüm dost ve akrabalarına başsağlığı diliyoruz.(29.11.2013)

Reklam
 
 
Bugüne kadar 85412 ziyaretçi (290165 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=